OLAYLARIN PERDE ARKASINI GÖRMEK Nisan 13
Biz insanlar başımıza kötü şeyler geldiği zaman "neden beni buldu?,zaten hep beni bulur böyle şeyler,kara bahtım kör talihim,kötü kaderim" der bulunduğumuz durumdan şikayet ederiz.Halbuki o bize şer gibi görünen kötü olayın perde arkasını bilemeyiz.Başımıza kötü bir kaza gelmesi belki daha sonra yaşayacağımız büyük bir kazayı önlemiş olabilir.Yada çok çalışırız uğraşırız,büyük çaba sarf ederek sınava hazırlanırız sınav günü dişi ağrır,başı ağrır ,sınava giderken kaza yapar,bir soruyu boş bırakayım derken kaydırma yaparak ;doğrularını da yanlış yapar.Olmadık sebeplerden dolayı onca çalışmasının ve gayretinin semeresini alamayabilir.Birey bunun neticesinde isyan etmemeli."Her şerde vardır bir hayır" diyerek kendini rahatlatmalıdır.Belki o sınavı kazanması halinde okulunu okurken başına türlü belalar gelecek,belki yolda giderken kaza yapıp ölecek,kim bilir belki daha kötüsü olacak.Onun için insan düştüğü kötü durum karşısında isyan etmeyip o durumu kabullenmeli ve arkasından neler geleceğini sabırla beklemelidir.
"Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur."
Bu konuyla yakından alakalı olduğunu düşündüğüm bir hikayeyi sizlerle paylaşacağım:
Bir gün okyanusta yol alan bir gemi kaza geçirerek battı. Gemiden tek bir kişi sağ kurtuldu. Dalgalar bu adamı küçük ıssız bir adaya kadar sürükledi. Adam ilk günler kendisini kurtarması için Allah'a devamlı yalvardı, yakardı ve yardım bulurum umuduyla ufku gözledi. Ama ne gelen oldu, ne giden...
Adayı mecburi mekan tutan adam, daha sonra rüzgardan, yağmurdan ve zararlı hayvanlardan korunmak için ağaç dallarından ve yapraklarından kendine küçük bir kulübe yaptı. Sahilde bulduğu, gemiden arta kalan konserve, pusula vs. gibi eşyaları bu kulübeye taşıdı. Günler hep aynı geçiyordu. Balık avlıyor, pişirip yiyor, ufku gözlüyor ve kendisini bu ıssız yerden kurtarması için Allah'a dua ediyordu.
Bir gün tatlı su getirmek için yürüyüşe çıkmıştı. Geri döndüğünde kulübesinin alevler içinde yandığını gördü. Dumanlar döne döne göğe yükseliyordu. Başına gelebilecek en kötü şeydi bu. Keder ve öfke içinde donakaldı. Ne yapacağını , ne diyeceğini bilemedi. "Allah'ım bunu bana nasıl yapabildin?" diye feryat etti. O geceyi tarifsiz bir keder içinde geçirdi. O kadar dua ettiği halde Allah'ın bu hadiseyi başına getirmesinden dolayı sitemler etti.
Ertesi sabah erken saatlerde, adaya yaklaşmakta olan bir geminin düdük sesiyle uyandı. Evet, evet onu kurtarmaya geliyorlardı! Hem de her şeyden umudunu kestiği bir anda.
"Benim burada olduğumu nasıl anladınız?" diye sordu bitkin adam, kendisini kurtaranlara...
Aldığı cevap onu hem şaşırttı, hem de utandırdı:
"Dumanla verdiğin işareti gördük!"
Evet adamın büyük emek harcayarak,günlerini verip kurduğu kulübesinin yanması ilk bakışta çok kötü bir durum gibi görünüyor.Ama olayın perde arkasına baktığımız zaman bu en acı verici durumun arkasından adamın bu ıssız adadan kurtulmasına bir vesile görülüyor.
Eminim ki sizin de hayatınızda böyle olaylar olmuştur."Başıma eğer şu kötü olay gelmeseydi şimdi şunu elde edememiştim,buraya kadar yükselememiştim" gibi dediğiniz zamanlar olmuştur...








